NSMH
ABOUT US

HAKKIMIZDA
NEWS

HABERLER
PEOPLE

KİŞİLER
PROJECTS

PROJELER
PUBLICATIONS

YAYINLAR
CONTACT

İLETİŞİM
KARMA KULLANIM
Halkapınar Tekel Kampüsü
Halkapınar/İzmir
2013


275000 m2

1910’larda Fransızlar tarafından kurulan, Cumhuriyet’le birlikte Tekel İdaresi’ne geçen üretim ve yönetim yapılarının olduğu yerleşkede bira, şarap ve rakı üretilmiş. Özelleştirme idaresi tarafından satışa çıkarıldığında yatırımcılar için cazip bir alanadönüşmüş: Hep olduğu gibi burada da abartılı bir imar durumu var. Emsale dahildi, değildi boşluklarıyla daha da abartılı olduğu ortada. Boş bir arsada olduğunda anlaşılır olan bu durum 1910’ların endüstri mirasının olduğu bir yerde anlaşılır gibi değil. Anlaşılabilir olan tek yanı bu yapıların karar vericiler için bir öneminin olmadığı. Konu bize geldiğinde yakın çevresi ve ilişkileriyle korunması gerektiğini düşündüğümüz yapıların arasına tamamlayıcı nitelikte olanlar dışında bina sokmamak ilk kararımız oldu. Arazinin neredeyse geometrik ortasından, kuzey-güney doğrultusunda geçen yolu aşılmaz bir sınır olarak kabul edip doğuda kalan ve imar durumundan görüldüğü kadarıyla yüksek yapılarla dolacak olan bölgeye yakın olan bölümü yoğun yapılaşmaya ayırdık. Eski yapıların olduğu batı bölümünü ise olabildiğince az ve mevcut yapı yüksekliğini geçmeyecek tamamlayıcı yapılar için kullanmaya karar verdik. Bu karar doğrultusunda kimi yapıları toprak altına almamıza rağmen 65 kata kadar yükselen bir yapıya razı olduk; çünkü hemen yanımızdaki parselde 75 katlı bir yapının olacağını öğrenmiştik. Yüksek yapıda bu iklimin yapısını oluşturmanın koşullarını araştırır, mevcut ve endüstri arkeolojisi olarak ele alınacak yapıları yıkmadan onarıp, restorasyonlarıyla yetinmeye karar verirken yerel yönetimler ve koruma kurulu onaylarını sağladık. Tam ruhsat ve uygulama projelerine geçeceğimiz aşamada işveren ve proje yönetimi anlamadığımız bir nedenle projeyi bizden alıp, İzmir’de yasalar ve imar yönetmelikleri için danışmanlığımızı yapan ve işlerimizi yürüten bir büroya verdi. Ve konu bizim için endüstri mirası, ayrıcalıklı imar hakları, yüksek yapıların iklime bağlı nitelikleri gibi konularda araştırma olarak kaldı. Bizden sonraki aşamalarda işverenin, proje yönetiminin ve iş bitirici proje ofisinin herhangi bir bilgi aktarmaması nedeniyle neyin inşa edileceği konusunda bir fikrimiz yok. Tanıtım broşüründe konsept proje müellifi olarak adımız geçeceğinden hakkında bilgi isteyen proje yönetimine önce projenin son aşamasını görmeliyiz dediğimizde “işverenin bu konuda yasağı var demelerinin üzerinden iki gün sonra gazetede işveren, proje yönetimi, yeni mimarlar, Bülent Ersoy ve İvana Sert’in yer aldığı tuhaf bir “lansman” haberiyle karşılaştık.